11 Mayıs 2016 Çarşamba

                                                          HİSSİZLİK ANI
                        
               Felaket yaklaşıyor, yanıbaşımızda bir  yangın var, ama kimse neler olduğunu ve olacağını bilmeden koşuyor.  Kim kiminle ne neden v.s ler le nedenler  niçinlerle ilgilenmiyor. Amaç amacı almış  götürüyor. Herkes bir amerikan happy sinde takılıyor. Gazeteler,  radyolar binumum, aklınıza gelebilecek tüm yayın organları,  size  bize  bana sana ona bunlar kelime  oyunları  aslında,  kısa  geçelim  bize  bir şeyler pompalıyor, herkes  birinin  kıçında   koşarken,  bende istemeden birinin kıçında koşuyorum,  ama  aslında  kimsenin peşinde de koştuğum  yok. Acaba  merak ediyorum da  bir ülke de  ne kadar taraf ve  ne kadar taraftar olur, inanın saymakla bitmez.Ve sonuç olarak herkez bir  maçta hemen  hemen aynı  takımı desteklese'de stad çıkışı herkes  ayrı  görüş ve inanış içine bürünür. Sonuç bildiğiniz ama unuttuklarımız. Biz neden bir  bütün  olamıyoruz. Herkes kendi fikrine ve  yaşantısına göre bir ülke kursa ve hayatlarını  orada temin etse bile belli bir  süre  sonra  onlarda aralarında bölüneceklerdir, çünki huysuzluk veya  bir çıban başı olmak arzusu insanın ruhunda var.
            Kısmen salak olanlar arada  kalanlar ve salak olsalar  bile olduklarını bilmeyenler kısmen akıllı olup ta aklını  başkalarına emanet etmiş olanlar, ve sizler kelime karmaşasında nirvanaya(zirve) ulaşmış insanlar topluluğu ey ahali)) neredesiniz.
Ben  söyleyeyim ,siz yoksunuz aslında, size  biçilmiş bir  hayatı  kendi hayatınızmış gibi yaşıyor, ve benim gibi düşünen ve söyleyenleri lanetliyen sizler, kıçımı yalayın diyeceğim ama siz, o kıçı becermeye kalkarsınız diye kıçımın namusunu koruyorum.
Sivri sinekler tarih sahnesine çıktığından beri insanları soktular.yılanlar zehirlediler,akbabalar hakeza fırsatını  bulunca  etimizi yağmaladır. Bulamayanlarsa sırada bekliyor halen, ben hayvan  düşmanı  falan değilim, sadece şunu demeye çalışıyorum. Baya baya  menfaaat dünyasın'da yaşıyoruz. Karı kaşar kaloriferleri,açık bırakmış yaz günü evide  sivri sinek  basmış, gecem sabah olmadı,  olduğunda'da sivrisinekler bizi  haşat etmişti. Yukarıda'ki yazıma  binaaleyn  durum bu.Yani kısmen veya tamamen ama  bir şekilde ısırıldık.Ve sivriler tarih sahnesinde aldıkları rolü yerine getirdi,Aferim tamda  damardan ısırıyorlar.
            1970'ler soğuk bir kış gecesi  neredeyim. Doğmama 7 sene var.Kendimden haberim bile  yok, ben, ben değilim,varlığım varlığımın izdüşümüne kelime oyunu yapıyor. Aslında birinin taşakların'dan birinin rahmine  yapıcagım meğolaman fantastik yolculuk için   özğüvenimin gelmesi 7 seneyi  bulmuş gerisi  malum  iktidar olmuşum.Sıra geldi doğum anıma,manhattan köprüsüne yakın bir  hastanede doğmuşum,o hastaneyi bilen bilir.Anlatmama  gerek  yok sanırım.Hastane'de benim doğum trarihcem'de  zamanla  silinip  gitmiş. Bunu siz boğaziçi köprüsü olarak türkceye uyarlaya bilirsiniz.Koskoca kaşmir paltolardan günümüze  gelen akışkan çikulatası halen damağız'da duran  fantastik aşk  öykülerine  kadar, şimdi alenen becerilen hayatımıza kadar ne kaldı acaba, bizi  biz yapan şeyi ben söyliyim. Hiçbir şey resmen markalanmış ambalaj edilmiş ürünler gibiyiz. Büyük firmaların binlerce ürününü kullanan  yaşayan köleler halini aldık. Dahası'da var. Onlar için alış veriş yapıyor. Onlar için çalışıyor, ve onların istedikleri  gibi yaşıyoruz. Alyına her akşam sövüyorum, onlar için 2 işte çalışan arkadaşım var. Götünde'ki donundan saçındaki jölesine kadar onlara bağımlı bir insan, ne kadar insan olarak  özgür olabilir. Doğa'ya açılırsa kısmen evet..
            Kocakarı yine başladı, bağırmaya nedense bilinmez eskiden evliymiş.))
kaşar yaşlandıkça huysuzlanmaya filan başlamış. Kocası'da  geberince kendini biyer'lere  vermiş, tam olarak nerelere verdiğini  anlamadım. Pek'de umrum'da  değil aslında kiramı  geç alıyor.Gecen beni bir yere götürmem için rica etti. Ricaya, ricayla karşılık verdim. Oda benim ricamı  kabul etti. O akşam ikimizde çok memnunduk.
Bunak karı  beni unutup  duruyor. Ama kirayı asla, geç alsa'da unutmuyor.Gecen evine davet etti. Yeni aldığı şaraptan açmış kırmadım kabul ettim.O sabaha kadar içti bütün yaylı sazlarda sanki benim üstümden geçti. sabah'a  kiramı ödemenin vermiş, olduğu ağır yükle ve huzurla merdivenler'den evime çıktım. Ve  şunu alandım acayip bir istismar içindeyiz ve kullanılıyoruz. Aslında bizim'de ineklerden bir farkımız  yok. 
          Anatema^ Willam Shakespearin, bir sözü ,bu benim için Einsteinın izafiyet teorisi  gibidir.Yani olmassa olmazımdır,olmak yada olmamak işte bütün mesele bu dur.Sorun nedir? senin sorunun ne? ne istiyorsun? derdin nedir? sen aşağlık  bir mahlukmusun yoksa zirveye çıkmış  bir ne üdügü  belirsiz bir  varlıkmısın,neden  halen o inine batmış feslegen kokulu çam yarması ağacın altında inliyorsun ki kaldır, başını ve sok kafanı  nebileyim  bir kıpırtı ,göster  tersimle  vurasım geliyor  bu devrik cümlede bile sana, yer vermeyesim geliyor, artık ,artık bırak okuma senin  okumana  bile tahammülüm kalmadı. Git öteye git  hadi ötelen,hapşırığımın,bir balgamında boğulasın sansar, igrenç mahlukların çirit attığı kara orman şafağındaki bir boz ayı korkar sabah olunca tarla faresinden.Artık ekemez tohumunu çünki sonu gelmiştir. Havadaki son yağmur tanesi toprağa bile düşmeden  havada buhar olucaktır. Ne acıki o kuvvet ve kudret,çaresiz kalmış bu zavallı  aciz gücün karşısında eziliyor...
        Faziletin son perdesindeki son çok hazinlidir,her zaman inatçı dağ keçisi tırmanır sadece yüksek kayalıklara  düşerse de geberir,gider sukunetle ölür,Hayvanat. Çığlıklar atar sadece insanoğlu gücünün zir vesindeyken ölür kimisi,kimiside yoksunluktayken. Hepside unutulur hepside yakılır, hepside suya gömülür. Ne garip hepside istemeye istemeye gider ve hepside itiraz etmeden gider. Hayvan bu ,insan bu,bilinmezden gelen,bilinmeze doğru gider.Bu düzen ezber bozan bir düzen değil,tıkırında  giden bir düzen. Ama bir zaman  gelecek  ezber bozan olucak  güneş batıdan doğacak.Tanrı asla zar atmaz....
       Sen bilemessin,kırk derisi vardır, bir yılanın,yılanı ikna edip kandırabilirseniz çıkartırsanız  kırk deriyi onun üstünden,döner insana,
Kartal yükseklerdeki krallığını bırakmadan,baykuş yığıntılarını özlemeden,balıkçıl kuşları bataklıklarından  vazgeçmeden,yedi vadi üzerinden uçmadan ve simurgu'yu bulmadan,iyi huylular ve kötü huylular ne yapacaklarını bilmeden,güvende ve mutlu oduğun an; ağzın'da küle dönmeden,o mutluluk. Ben rahat etmeyeceğim; yemin ederim.Korkan biri nasıl cesur olabilir...
      Çok çıplaksın hayatımın kadını, sanki beni bırakmış gibisin,sahiden beni bıraktınmı,kaşarlık yapmada bana doğruyu söyle gerçekten o herifimi takılıyorsun.Ne yani sana benden  dahamı iyi  bakıyor seni benden dahamı iyi sikiyor.Katil karı sıçtın içine  tüm ilişkimizin,git kendini ona becert altına'da yatarken bana kullandığın kutsal kelimeleri kullanma kendini  güncelle,sana artık  tahammül edemiyorum. Sıcan bir kuzgun gibi  barda suratıma bakıyorsun, ben gelince korkma, ben senin ne zaman sıçacağını biliyorum. Aslında bilmiyorum ne yaparsan yap. Ama herifle işin bitince gecenin bir yarısı kapıma sıçma, sen yaparsın. Evi tahta kuruları sarmış havada bok böcekleri uçuyormuş.Yakındır,yanıma düşmen türkçenin'de bu  halini seviyorum. İstediğini yaz söyle, el hareketi yoksa  nereye çekersen  oraya gidiyor. Senide nereye çekseler oraya gidiyorsun. Salak karı,senin attığın dikişi sikim tamam mı,yarın ve ondan sonraki gün evde yokum gelme, kapıcı karısıyla evde şampanya patlatacak,temizlik ayağıyla,Onlarında amına koyim seninde amına koyim...(kahpe bizans)
        Tamam nerede kalmıştık  kafam tam yerinde değil yazı karakterimde 
değişti sanırım sorun yok. Koy  götüne  gitsin  yazmaya  devam.


                                                                                                                                  


                                                                                                               buyukayak